zเyคгєtçเ รคyıรıdesign logoOnline 
вєкιя∂є∂є ує ๔คкเкค รคภเאє ๓เรคŦเгเ ๏l๔ยภยz .....
Şıhbarak …..Çünkü yarın burada olamayabilirim.Beni fazla bekletme... ….Click for Konya, Turkey ForecastKonya

ŞiHbArAk kÖyÜ

• 13/9/2009 - GÜVENECEK KİMSE YOK

Gidene isterse otoban yaptırırım.Maksat rahat yol alsın bekleme yapmasn=)"Giden gitsin üzülmem.. Bi karizmam var çizdirmem..Huyum suyum kurusun,Ben bi filmi 2 defa izLemem!!!"

"YA ÇAERE SİZSİNİZ , Yada çaresizsiniz "

zaman öyLE zamanki ne dost ßeLLi ne düŞman ...!

GÖNÜL

İyi kötü eşin dostun hatırına,

Çileleri hep yüklendin sırtına,

Yüreğinde kopar deli fırtına,

Hiç mi esip savrulmazsın be gönül.

 

Yalan dünya,derde deva ne arar,

Yaralara derman diye dert sarar,

Sevgisinde,nefretinde yok karar,

Yoksa vurdumduymazmısın be gönül.

 

Ne kadar çok bela açtın başına,

Şu dünyanın toprağına taşına,

Sevdalanıp kirpiğine,kaşına,

Yer yıkılsa aldırmazsın be gönül.

 

Meftun oldum,pervaneyim ışığa,

Maksudu hiç sorulur mu aşığa,

Ne doğrarsan o gelecek kaşığa,

Bilirsin de daldırmazsın be gönül.

  GİDİYORUM...........NEREYE BİLMİYORUM. AMA  NERDEN GİTTİĞİMİ BİLİYORUM..

вιя тαтℓı αşк güℓüşü özℓє∂ι gözℓєяιм, νє ѕєη нαηgι αℓєм∂є нαηgι ∂üşℓєя∂є ιѕєη gєℓ, çüηкü güℓüşüηü çσк özℓє∂ιм

bir lokma ekmek için şerefini çiğnetmeye; bir anlık eğlence için servetini tüketmeye, bir zamanlık mevkii için el ayak öpmeye, insanları ezip geçmeye, günlük menfaatler için,onurunu terk etmeye, bir kısım insanlara kızıp tüm insanlara düşman olmaya değmez hayat....

 

EY ZAMAN...SEN GİTME BENDEN..BEN NASIL OLSA GELECEĞİM ARDINDAN.....

Biz akıL vermez, gösteririz.. Konuşmaktansa susar, ses bekLeriz.. Değer verdikmi karşıLığını isteriz..

Çok gidenleriniz olmuştur...
Çokça da gidenlerimiz...
Ya bu gidiş
Bir hüzünlü,çok hüzünlü,en hüzünlü gidiş...
En hüzünlü bekleyiş...
En olmazından bir sevgi,çok yabancı,alışkın olduğumuzdan çok öte ise:

''Gidiyorum''
''Peki''
''Seni görmek istiyorum...''
''Dayanamam...''
''İstiyorum...''
''Dayanamam,görmeyeceksin,git defol başımdan...''
''peki''

  mutLu etmiCekseN me$quL de etMiceKsn

HAKSIZLIĞA SAPIP BÜTÜN İNSANLARI SENİNLE BERABER OLMASINISAĞLAMAKTANSA,ADALETLE HAREKET EDİP TEK BAŞINA KALMAK DAHA İYİDİR..

Olmasan...



Dünyanın en lezzetli yemeği konmuş olsa masaya;
..fakat yiyen olmasa!
Dünyanın en güzel elbisesi takılmış olsa askıya;
..fakat giyen olmasa!



Öyle serin bir şerbet getirilse ki, hem de kristal bardaklarda;
..fakat içen olmasa!
Ya da bir tarla dolusu ekin olsa sapsarı. Hem de, ağırlaşmış başakları önlerine eğilmiş;
..fakat biçen olmasa!
Bataklıklar kurutulup, vadilere köprüler yapılıp, dağlar delinip yollar açılsa;
..fakat geçen olmasa!



Kim gönderirse göndersin bir mektubu;
..fakat üstünde yazan adreste kimseler olmasa!
Veya bulsa bile mektup sahibinin evini, zarfı açan olmasa!



Ben ne yazarsam yazayım, ne söylersem söyleyeyim ve ne kadar güzel olsa da bunlar;
..ya okuyan olmasa...
.....
..sen olmasan!

  Ben ne yazarsam yazayım, ne söylersem söyleyeyim ve ne kadar güzel olsa da bunlar;..ya okuyan olmasa...

Image Hosted by ImageShack.us

Büyük Selanik‏

Artık hepimiz ucundan kenarından “yapay bir görüntüyü” gerçek zannettiğimizi hissetmeye başladık.

Bizim seksen yıllık cumhuriyet bir “sahtelikler” cumhuriyeti.

Mustafa Kemal, Selanik’te doğmuş, askerî okullarda nispeten “Batılı” bir eğitim almış, Sofya’da ataşelik yapmış, Almanya’yı görmüş genç bir generaldi cumhuriyeti kurduğunda.

Okuduklarımdan anlayabildiğim kadarıyla iki büyük tutkusu vardı.

Birincisi “lider” olmak.

İkincisi de, ta gençliğinden beri söylediği gibi Osmanlı’nın diğer topraklarından vazgeçip Anadolu’da büyük bir Selanik yaratmak.

Güzel kadınlar, şık beyler, balolar, danslar, temiz evler, çiçekli bahçeler, köylerde vals çalan orkestralar, kahve ve konyak kokan cafeler, beyaz örtülü lokantalar...

İlk amacına ulaştı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin tartışılmaz lideri oldu.

Bir devletin liderliğini ele geçirmek zordur ama bunu yapabilecek yetenekleri vardı ve başardı.

İkincisi ise “zordan” daha zordu.

Yüzlerce yıllık gelenekleri yıkmak ve başka bir tarihin, başka bir mücadelenin, başka bir kültürün sonucu olan bir ülkeyi burada yeniden kurmak öyle bir “kişinin” kararıyla olacak iş değildi.

Onun hayalindeki ülke ne Osmanlı’nın bir mezbele halinde tuttuğu Anadolu’nun geleneklerine, ne de Müslümanlığın inançlarına uyuyordu.

Sanırım bütün diktatörlerin düştüğü hataya düşüyordu.

İstediği şeyin “iyi” olduğuna inanıyordu ve önerdiği “iyiliğin” kabul edilmemesine sinirleniyordu.

Zorla “şapka” giydirdi, zorla Batı müziği dinlettirdi, zorla dans ettirdi.

Ama bu iş “zorla” olacak bir iş değildi.

Onun hayal ettiği ülkeyle, yönettiği ülkenin gerçekleri birbirini tutmuyordu.

Bütün baskıya, gazetelerin bütün yayınlarına rağmen yönettiği insanlara “yabancı” biri olarak kaldı.

Birçok açıdan muhalefetle karşılaştı.

Müslümanlar, bu “Batılı” hayat tarzını reddediyorlardı ve emirle “Batılı” olmaya yanaşmıyorlardı.

Kürtler, kendilerine Kurtuluş Savaşı sırasında söz verilen “eşitliği” istiyorlardı.

Demokratlar, “diktatörlüğüne” karşı çıkıyorlardı.

Onu ürkütecek kadar gerçek kökleri olan direnişlerdi bunlar.

Sanırım hem ürktü hem öfkelendi.

Korkunç bir baskı uyguladı.

Kürt liderlerini astı, Müslümanları gazeteler vasıtasıyla “irticacılar” olarak ilan etti, demokratları Meclis’ten attı, solcuları hapse koydu.

Orduyla ve sivil bürokrasiyle bütün ülkeyi denetimi altına aldı.

Ve çok istediği Selanik’i, büyük şehirlerin yeni zenginleri ve bürokratlarla yarattı.

Artık “Atatürk” olan Mustafa Kemal’i memnun edecek göstermelik bir “Selanik” yaratıldı memleketin küçük bir parçasında.

Geride kalan kısımlar da, “yeni Selaniklilerin” esiri durumuna düştü.

İnsanlar kendi ülkelerinde bir söz hakkına sahip olamadılar.

Kürtler, Müslümanlar, demokratlar, solcular devletten dışlandılar.

Bu “Selanikleşme” hareketine “Atatürk ilke ve inkılâpları” adı takıldı ve bunlara uymayanlar “devlet düşmanı” ilan edildi.

Biz bugün hâlâ Türkiye’de “Selaniklilerle” Anadolulular mücadelesini yaşıyoruz.

Atatürkçüler, “bizim önerdiğimiz güzel ve iyi bir şey, neden buna karşı çıkılıyor” diyorlar.

Samimiler bunu söylerken.

Ama bunun zorla olamayacağını, emirle gerçekleşemeyeceğini, hayatın kendi doğal akışı içinde biçimlenmesi gerektiğini kavrayamıyorlar.

Cumhuriyet tarihi boyunca ezilen, dışlanan Müslümanlar, Kürtler, demokratlar, solcular şimdi haklarını istiyorlar, “Selanikleşme” hayali uğruna yaşadıkları baskılardan kurtulmaya uğraşıyorlar.

Kürt açılımı, muhafazakârların zenginleşip örgütlenmeleri, demokratların seslerini yükseltmeleri, değişen koşulların sonucu olarak yaşanıyor.

Mustafa Kemal’in çok istediği o “güzel kokan memleketin” yaratılması şimdi artık mümkün gözüküyor ama bunu buranın halkı, kendi isteğiyle, artık böyle bir hayata hazır olduğu, zenginleştiği, dünyayla ilişkiler kurduğu için gerçekleştirecek.

İşin belki de en “şakacı” yanı ise şimdi buna “Atatürkçüler”in karşı çıkması.

Çünkü onlar hâlâ bunun “Müslümansız, Kürtsüz, demokratsız, solcusuz” olacağını sanıyorlar.

Atatürkçülere aslında bir müjde verebilirim, istediğiniz gerçekleşecek ama bunu halk kendine uygun biçimde yapacak.

Bırakın da yapsınlar.

 Ahmet ALTAN – Taraf

ERKEK ADAM....

ile başlayan aramızdaki cümlelere ithafen Erkek adamın nasıl olması gerektiğine dair bir yazı buldum. Ben gerçekten adam gibi bir adamla birlikte olduğum için çok ama çok şanslıyım.

Seni elinin tersiyle değil avucunun içiyle kavrayacak. Bileceksin ki emin ellerdeyim, başkası tutamaz elimi böyle.

Rahat olacaksın yanında, beynini didiklemeyecek.

İnce olacak; seni senin kadar düşünecek. Sen onu merak ettiğinde kendisine hesap soruluyor havalarına girmeyecek. Senin inceliğine karşı umursamaz sözler sarf etmeyecek.

Adamın sinirini bozmayacak, cinlerini tepesine çıkarmayacak, sanki sen onun için varmışsın her ne zaman istese emrine amadeymişsin, o ne yaparsa yapsın her istediğinde yanında elinin altında olacakmışsın triplerine girmeyecek.

Sen ona sevgini hissettirdiğinde, sen ona kayıtsız şartsız aşıkmışsın gibi havalara girmeyecek.

Erkek dediğin ilgi gördüğünde ilgiyle, sevgi gördüğünde sevgiyle karşılık verecek.

Erkek dediğin, sen onun için kendine baktığında, sırf ona daha güzel görünmek için giyinip kuşandığında hiçbir şey olmamış gibi davranmayacak.

Ruhunu okşamasını bilecek. Romantik olacak kimi gün habersizce kucağında çiçeklerle çıkıp gelecek. Özel günleri unutmayı marifet sanmayacak.

Kayıtsız olmayacak senin bütün zarafetine karşı. Gerçekten seven bir kadın sevgi ve ilgi bekler, erkeğine verdiği aşkın karşılığında küçük bir tatlı söz, kısa bir mesaj, bir çağrı bile onu mutlu edebilir. Erkek dediğin bütün bunları cebinden para harcıyormuş gibi cimrilikle yapmayacak.

Ben aranmayı, çok aramayı sevmem demeyecek. Her şey kendi istediği gibi olsun istemeyecek. Sadece kendi canının istemesine bağlamayacak her şeyi.

Erkek dediğinin, hissettiğiyle yaptığı şey arasında uçurum olmayacak. Cesur olacak cesur. Seni seviyorum derken korkmayacak, başka şeylerin arkasına gizlenmeyecek.

Seviyorum deyip bir sonraki perdede kaçmayacak, özlüyorum diyorsa gelecek, kaybetmek istemiyorum diyorsa kaybetmeyecek.

Erkek dediğin askına sahip çıkacak. Korkak olmaz erkek dediğin.

Aşksız yatmayacak yatağa ve sen bunu bileceksin. Bir baba şefkatiyle seni alnından öptüğünde bileceksin ki sevgisi geçici ve zayıf değildir.Ve sevgiyle öptüğünde dudaklarından bileceksin ki öpüşün tek sebebi şehvet değildir.

Erkek dediğin yakışıklı olacak, çekici olacak ama bundan çok daha öte bir şey...
Zeki olacak.

Kadının küçük yalanlara, bahanelere inanmayacağını, kendisini kendi gibi tanıdığını bilecek. Kadının zekasını küçümsemeyecek kadar zeki olacak. Zeki olacak, seni bir hamur gibi karmasını bilecek, o hamura kendisi
katmasını da.

Değerlerini bir anlık hevesler uğruna satmayacak.
Namussuzluğunu, ahlaksızlığını ancak ve ancak seninle yataktayken kullanacak.

Erkek dediğin önce sevecek.
Kendini sevmeyen erkekten kimseye hayır gelmez. Bir bakarsın ki yıllar sonra bu adamla ne yatağa sığıyorsun, ne toprağa... Koluna girip gezmesini bileceksin gururla, koynuna alıp sevişmesini de. Babalığını da bilecek, ana-babaya hürmet etmeyi, kadir kıymet bilmeyi, vefakarlığı, fedakarlığı...

Erkek dediğin seni koruyacak,kuşatacak.

O nerede olursa olsun seni koruyacağını bileceksin.
Pısırık olmayacak erkek dediğin. Erkek dediğin erkek olacak.
Seni sadece sen olduğun için sevecek. Parayla pulla, kariyerle, güçle, kimin ne dediğiyle hareket etmeyecek.

Hem sevgilin, hem arkadaşın, hem dostun, hem baban, hem çocuğun olacak, huzurla bağrına basacaksın


Birkaç tane de ben ekliyim diclece nacizane

Erkek Adam;

ÜnlemAşkına sahip çıkar
ÜnlemLafta değil kapte sever
ÜnlemSevdiğini ve değer verdiğini her fırsatta göstermekten çekinmez.
ÜnlemTam bir centilmendir sevgilisinin sandalyesini çekmesi,montunu giymesine yardımcı olması,evine kadar bırakması,çantasını taşıması sevdiğine değer verdiğinin göstegesidir onu yüceltir.
ÜnlemErkek adam ilgili, şefkatli ve sevgi dolu olur

Erkek adam benim sevgilim gibi olmalıdır.Havali

GÜVENECEK KİMSE YOK

Arkadaşlar; başta ailemiz gibi güvenmek isteriz onlara da ne yazık ki yanlışlıklar yapılır karşılıklı… Kardeşim dediğiniz, her yerde övdüğünüz arkadaşınız bir gün bir kıza bıraktırır size kardeşliğiniz. Kızın yanında yerden yere vurur sizi sesinizi çıkarmazsınız o sizin kardeşiniz kadar sevdiğiniz arkadaşınızdır öyle yapıyorsa vardır bir bildiği… Başka bir gün maddi olarak sıkışırsınız acil olarak borç paraya ihtiyacınız vardır, parayı da kısa zamanda da ödeyeceksinizdir. Gidersiniz zengin arkadaşınıza durumu anlatır kısa sürede ödemek koşuluyla borç istersiniz ve uzun bir hikâye dinlersiniz işlerinin son zamanda çok kötü olduğu ile başlayan,  biliyorsunuzdur vardır ama…“Lanet olsun” deyip gitmek istersiniz ama arkadaşınızdır o “canın sağ olsun” diyebilirsiniz sadece…

Bir gün evlenirsiniz güzeldir her şey cicim aylarında… Sonra kavgalar başlar karşılıklı hatalar ama bir süre sonra oturur her şey ya da siz oturduğunu sanırsınız… Sizde düzelmiştir her şey çevrenize, ailenize karşı korursunuz onu onunda sevilmesini istersiniz översiniz tek isteğiniz mutlu olmak… Onu da kendiniz gibi bilirsiniz yaşadığınız onca şeye rağmen inatla ona güvenmek istersiniz… Bir gün işten erken çıkarsınız uçarak eve gelirsiniz özlemişinizdir eşinizi onu görmek, ona sarılmak istersiniz, sürpriz yapmak… Zili çalmak yerine anahtarınızla açarsınız kapıyı yavaşça içeri girersiniz annesiyle konuşuyordur istemeseniz de kulak misafiri olursunuz bir tarafta anne dediğiniz, annenizden ayırmadığınız kayınvalideniz bir tarafta eşiniz. Sizi konuşuyorlardır şaşırırsınız üzülürsünüz ve son kelimeleri duyarak “ölse de kurtulsak” yıkılırsınız… Girdiğiniz gibi sessizce çıkarsınız içinizde kocaman bir cisim tanımlayamadığınız boğazınıza takılır kalbinizi ağrıtır ağlayınca geçer sanırsınız geçmez… Başka günler başka şeyler hiçbir şey eskisi gibi değildir artık asla da olamayacaktır…

Her çocuk güven duygusuyla dünyaya gelir sonsuz güvenir herkese, her şeye ne yazık ki zamanla zayıflar bazen de yok olur. Pembe gözlüklerimiz keşke hep gözümüzde kalsa keşke hayatımızın bir döneminde sorgulamaya başlamasak keşke hiç güvenimiz boşa çıkmasa. Bazıları ne yazık ki bunlar ve daha fazlası oluyor diyecekler bazıları da çok karamsar olduğumu söyleyecekler. Bana karamsar diyenlerin yazımı burada okuyup unutmasını diliyorum inşallah bir gün bir yerde “Haklıymışsın” demezler. 

 

Son söz: Ne her şeye güven ne de aşırı şüphe içinde ol, üzülmek istemiyorsan hayatta her şeye hazırlıklı ol.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Hakkımda

kİŞİSEL bİR sİTE

Son yazılar

GÜVENECEK KİMSE YOK
Herkesin hayatında eskimeyen aşklar,sevdalar ve dostlar vardır.
BİR TÜRK OLARAK KÜRTLERE SORUYORUM !!
Ağlayan Kalbin Kalpsizi
Çoban ve Elma Ağacı...
su içerken düşünün!!!
BİLGİSAYAR VE İMAN
erkek dedigin böyle olmamalı!!!vePOZİTİF DÜŞÜNCE VE BEYİN GÜCÜ
MUTLULUK
kendini bir bok sanmak
Küsmek Olur Mu?
BOR MADENİ
Tek Türkiye Resimleri
sihbarak
รเђ๒คгคк da 
ѕιнвαяαк güzє
DOSTUNUZU DENEMEK İSTERMİSİNİZ..?
ÇOK ÖZLEDİM ANNEM SENİ
SeNi ÇoK SeViYoRuM
Kaynak Alıyor
Ah bir söyliye bilsem sana !!!
“Gül gülse daim ağlasa bülbül ...
Seni düsünerek uyudum
''GEREN VE GERİLEN ARASINDAKİ İNCE ÇİZGİ...''
"Sünnet Olmak" siyasal simgedir. Yasaklansin!


   

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Blog RSS
Gizemli
Sihbaraklım
Sıla
sihbarak askı
Ziyaraeçi Defteri

Kategoriler

Arkadaşlar

Blogcu Yardım

widgeo

ImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and more ImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and more

Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:111
| Sonraki Sayfa

Aşk hilesiz sevmektir dostlar ve sevgiyi taa ruhunun derinlerinde hissedebilmektir. Bence sevebilen insan talihli insandır, güzel insandır, erdemli ve saygın insandır. Saygınlığı ve sevilmeyi hak eden insandır.bekirdede@hotmail.com

ImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and moreImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and more