Türk birlikleri girerse ABD durur mu?
Sıcak yaz, sıcak sonbahara koşuyor. PKK terörü yeniden boy gösteriyor. Doğu'dan gelen mayın, çatışma ve şehit haberleri artıyor. Batı'da PKK imzalı bombalar turistik yöreleri hedef alıyor. Ne oluyor? Kimler tam da AB-Türkiye görüşmelerinin başlayacağı ekim ayı yaklaşırken, Türkiye'yi yeniden terör kıskacına çekmeye çalışıyor? PKK bu desteği nereden buluyor? İmralı'dan gelen 'terör talimatları'nı kimler nereye taşıyor, kim nasıl uyguluyor? PKK, varlığını nerede, nasıl sürdürüyor?
Bu sorunun yıllardır net bir yanıtı var: PKK varlığını Kuzey Irak'ta sürdürüyor. Irak hükümeti henüz gücünü buraya yayacak fiziki bir güce sahip değil. Kuzey Irak daha çok Barzani, Talabani ve ABD güçlerinin 'gezindiği' bir bölge.
Eskiden burada Türk ordusu gezinirdi ve PKK bu yüzden sinmiş ve sindirilmiş durumdaydı. ABD'nin Irak operasyonu ve Türkiye'nin reddettiği 1 Mart tezkeresinden sonra, Türkiye kendi sınırlarına çekilmek zorunda kaldı. Şimdi PKK, yeniden Kuzey Irak'ta cirit atıyor. Ve Türkiye'deki terör hareketleri de giderek tırmanıyor.
Genelkurmay'dan ABD'ye açık uyarı
İşte tam bu noktada Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ geçen hafta ABD ve Irak'a net ve açık bir uyarı yapıyor:
"Eğer Kuzey Irak'ta varlığını sürdüren PKK terör örgütüne engel olamazsanız, biz Türkiye olarak tek yanlı müdahale hakkımızı kullanırız, teröristleri takip için bölgeye gireriz."
Yanıt önce ABD'den, Pentagon'dan geliyor: "Yapmayın!" Talabani ve Barzani de Türkiye'nin bölgeye müdahalesini istemiyor.
Org. Başbuğ'un "ABD, PKK'nın önder kadrolarını yakalayıp teslim etme sözü verdi" şeklindeki açıklaması da ABD çevrelerinden resmi onay görmüyor. Belli ki ABD ve Türk askeri heyetlerinin konuşması sırasında ortaya atılan bir ‘vaat sözcüğü’ olarak kalıyor.
Aslında Kuzey Irak 1. Körfez Savaşı'ndan beri Türk Ordusu'nun fiili müdahale alanıydı. TSK, bölgeye defalarca operasyon düzenledi. Bölgedeki Barzani güçlerini PKK'ya karşı destekledi, eğitti. Türk Ordusu içinde bölgeyi avucunun içi gibi bilen özel güvenlik güçleri yetişti. Türkiye, son 15 yıldır Kuzey Irak'ı adeta ‘doğal müdahale alanı’ gibi görüyordu.
Ancak ne olduysa, 1 Mart 2003 tezkeresinden sonra oldu. Türkiye, ABD askeri güçlerinin Türkiye'den geçip, Diyarbakır'da üs kurup, Kuzey Irak'a girmesine izin vermedi. Ayrıca Türkiye, Saddam'a karşı ABD ile İngiltere gibi işbirliği yapıp, Kuzey Irak'a Türk askeri yollama senaryosunu da reddetti. Böylece Türkiye, ABD'nin Irak operasyonuna aktif destek vermediği gibi kısmen de olsa (kuzeyden) kendi toprakları üzerinden operasyon yapılmasını engellemiş oldu. ABD, Irak operasyonunu tamamlayıp, Saddam’ı devirip, ülkeye (hâlâ sürüp giden direniş ve teröre rağmen) hâkim olduktan sonra, Türk Ordusu'nun Kuzey Irak'tan çıkıp kendi sınırlarına çekilmesini istedi. Türkiye bu isteğe uydu.
Dağda sınır korumak zor
Tam bu noktada güvenlik açısından önemli bir ayrıntı daha var. Türkiye’nin Irak’la olan sınırı dağlık bir bölge. Coğrafi olarak dağların sınırı Türkiye’nin 6-7 km ilerisinde, Irak içindeki bir ovaya kavuşuyor. Dağlarda sınırı korumak zor. Oysa Türkiye daha önce sınır güvenliğini dağların eteğindeki bu ovada, Irak toprakları içinde kurmuştu ve çok daha sıkı bir kontrol gücüne sahipti. Şimdi kendi sınırına çekildiği için, bu olanağı kaybetti. PKK teröristleri bu nedenle bölgeden daha kolay sızma yapabiliyor. Bölgeyi iyi bilen askerler defalarca Türkiye’nin bölgede güvenlik nedeniyle diplomatik olarak bir ‘sınır düzeltme operasyonu’ yapmasını istemişlerdi. Ancak bu gerçekleşmedi. Şimdi aynı sorunlar yeniden masada. Türkiye, ABD ve Irak’ı PKK terörünün önlenmesi konusunda uyarıyor. ABD ve Irak hükümeti şimdilik yan çiziyor. Peki ne olacak? Görülen o ki, ABD açıkça Türkiye’nin ve Genelkurmay’ın sabrını test ediyor. Oysa bu konuda Genelkurmay, Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Gül, belli ki aynı görüşte. Yani “ABD, PKK’ya karşı gereken önlemi almazsa, Türkiye tek yanlı olarak müdahale edebilir ve Kuzey Irak’a girebilir” konusunda Ankara’da tam bir görüş birliği var.
Tabii bu, biraz da PKK’nın terör eylemlerine bağlı. Eğer eylemler sürer veya artarsa, Ankara tavrını sertleştirmek zorunda kalabilir. Ya da sonunda gerçekten müdahale eder. Böylece ABD’nin tutumu test edilmiş olur.
Metal Fırtına senaryosu
İşte tam bu noktada ünlü ‘Metal Fırtına’ kitabı akla geliyor. Komplo teorileri ve bölgedeki çatışma senaryolarına dayanan kitap hayali bir ‘Türkiye-Amerika Savaşı’nı anlatıyordu. Burak Turna ve Orkun Uçar gibi iki isimsiz gencin yazdığı kitap, 100 bini aşkın baskı yaptı. Yalnız Türkiye medyasında değil, yabancı basında ve ABD'de bile kitaptan çok söz edildi.
'Metal Fırtına'daki senaryoya göre, ABD-Türkiye savaşı 2007'de Kuzey Irak yüzünden çıkıyor. Gerçi olaylar biraz farklı. Odak noktada PKK terörü değil, Kerkük’te Türkmenlerin topluca katliama uğraması var. Türk Ordusu müdahale ediyor. Türk birliklerini durdurmak isteyen ABD birlikleri, Türk Ordusu’na karşı sıcak çatışmaya giriyor. Bush, Türkiye’ye karşı ‘topyekûn savaş’ emri veriyor. ABD uçakları Boğaz Köprüsü'nü bombalıyor, Anıtkabir'den Atatürk'ün naaşı çalınıyor, Yeşilköy'e ABD üssü kuruluyor vb.
Çuval vakası unutulmadı
Acaba ‘Metal Fırtına’ gerçek mi olacak? Hayali senaryolar bir yana, Kuzey Irak’ta bütün Türkiye’yi ayağa kaldıran ‘çuval’ hadisesi yaşandı. ABD birlikleri bölgedeki Türk subayları yakalayıp, silahsızlandırıp başına çuval geçirip sorguladılar. Daha sonra simgesel intikam için Türk subaylarının da bölgede bazı ABD’li subayları yakalayıp başına çuval geçirdiği öne sürüldü. Ancak bunlar tatlı-sert bir diplomatik itişme ve bölgedeki askerler arasında bir tür ‘yakalamaca oyunu’ ötesine geçmedi.
Ancak Türkiye, daha önceki sınır operasyonlarında olduğu gibi 40-45 bin asker ve mekanize birliklerle Kuzey Irak’a müdahale ederse ne olur şimdilik bilinmiyor. Tabii böyle bir durumda Türk birliklerinin Barzani’nin peşmergeleri ile çatışması ihtimali de var. Ancak bölgede esas güç ABD birliklerinde.
1) ABD, Kuzey Irak'taki PKK'ya karşı ciddi önlem alacak mı, alabilir mi?
Yanıt: Şimdilik pek alacak gibi görünmüyor.
2) Türkiye, ABD'nin ve Irak hükümetinin PKK'ya karşı duyarsızlığına daha fazla tahammül etmeyerek, Kuzey Irak'a müdahale edebilir mi?
Yanıt: Zor, ama imkânsız değil! Ancak bu, çok ciddi sonuçlar doğurur.
3) Türk Ordusu bölgeye müdahale ederse, ABD Ordusu Türkiye'yi durdurmak için fiili engelleme yapar mı? Türk ve ABD birlikleri bölgede karşı karşıya gelir mi? Çatışır mı?
Yanıt: Karşı karşıya gelinebilir. Ancak çatışma çıkmasını her iki taraf da istemez. Diplomatik kanallar devreye girerek çatışma önlenir. Uyarı ateşleri yapılsa bile, iki taraf da karşı tarafın kayıp vermemesine özen göstermeye çalışır.
4) Her şeye rağmen çatışma çıkarsa ne olur?
Yanıt: Çatışma büyümeden durdurulmaya çalışılır. ABD-Türkiye ilişkileri ciddi bir yara alır. Umarız bu aşamada 'Metal Fırtına' senaryosu gerçekleşmez ve ABD Türkiye'ye saldırmaz!..
---
Kerem ÇALIŞKAN