zเyคгєtçเ รคyıรıdesign logoOnline 
вєкιя∂є∂є ує ๔คкเкค รคภเאє ๓เรคŦเгเ ๏l๔ยภยz .....
Şıhbarak …..Çünkü yarın burada olamayabilirim.Beni fazla bekletme... ….Click for Konya, Turkey ForecastKonya

ŞiHbArAk kÖyÜ

• 3/4/2008 - Kararlar Birer Kibritten İbarettir

Sensiz neye benzer
bu ay, bu güneş?
Çiçekler açar mı sen olmasan,
Martılar uçuşur mu çığlık çığlığa?
Sonra, kim aydınlatır benim gecemi,
Günümü kim paylaşır?
Kim sorar derdimi,
Ben neye sevinirim,
Kimle gülerim?
Kal biraz daha…
Beraber büyüttük sevinçlerimizi,
Beraber öğrendik yaşama direnmeyi
Sevmeyi beraber öğrendik.
Bak, güneşler doğdu üzerimize
Yolumuza begonyalar serildi.
Ağlamak bu kadar kolay mıydı,

 

SEVDALAR İÇİNDE

 Gül yüzlü cananım anla halimi

Sevgiler içinde gurur olur mu ?

Hazan olup kırıverdin dalımı

Sevgiler içinde gurur olur mu ?

 

Bekledim yolunu geçersin diye

Gözüm pencerede açarsın diye

Aşkın şerbetini içersin diye

Sevgiler içinde gurur olur mu ?

 

Yaş dökülse gözlerinden gül olur

Sevenleri ayıranlar lal olur

Yürek yanar savrulacak kül olur

Sevdalar içinde gurur olur mu ?

 

Sevda türküleri çalar plaklar

Seven cananını yıllarca bekler

Bize yardım etsin gökte melekler

Sevgiler içinde gurur  olur mu ?

DİLENCİ

Avuç açma öyle beş kuruş değil
Bir kalp istiyorum
Yüzüme bakma öyle, merhamet değil
Bir âşk bekliyorum

Gönül verdim bir haine
Taht kurdu içime
Ben dilendim belki birgün
Benden dilenir diye

Meğer sevilen bir sultanmış
Seven ise bir dilenci
Hayat böyle başlar
Böyle bitermiş

Bekirdede den sayfalar

TÜRBAN
İşTe DoStLuK
Doktor ve amele
Sihbarak tan resimler
DOSTLUK HİKAYESİ
ŞIHBARAK; Vitrindeki domuza ekmek bandıranlar!
sihbarak
YENİ YIL GEYİĞİ
Erkek ve Bayanlar Neleri Buldu
Başörtülü Yarı Çıplaklar
çeyiz sandıgı
ŞIHBARAK
Şıhbarak; TüRKiYe'Nin Tapusu
şehitler ölmez
ben seni neden sevdim?
Sen Gitmeyi Bilirsin Ben Sevmeyi
ŞEHİDİMİN ANASININ BAŞINI ÖRTER"!...
ABD, BESLEDİĞİ KURBANI(TALABANİ-BARZANİ) KESECEK
Artan PKK terörü iki ülke ilişkilerini geriyor
Şıhbarak resimleri
TEHLİKENİN FARKINDA MIYIZ?
DÜNYA KARŞIMIZDA!
Yeni Şıhbarak resimleri
kamera şakaları
sen varya sen

Kayseri fıkraları

Kayseri'den Haberler

Komik Anılar

KOMİK ANILAR!!

DUVAR YAZILARI

Konya'dan haberdar olmak

Turnuva Resimleri 

Mahmut Zamantıoğlu'ndan Şiirler

Gecenin karanlıgında ay cıkmıstı
Benim göz yaslarımı toplamak için?
askın göz yaslarını,O göz yasları hergün ısıgına parlaklık kattı.
Sensizken içimden kopan bir parca bir ömür unutulurmu ;
Bunun sucu kimin..?
Ne Sucumuz Vardı ki birbirimizden baska kimimiz vardı , Evet vardı bir tek sen ve yagmur bizi ıslatan yagmur

Tek sevdam sendin benim,
VE Senden Baska Hiç kimse olmayacak bundan sonrada...
...



heart.gif..bekirdede..heart.gif

  •  

    Sevseydin beni

     

    Sana hiç tatmadığın duyguları yaşatacaktım

    Bulutlardan çiçek toplayacak

    Kuşların kanadında uçacaktık

    Sevseydin beni

     

     Güneşin üzerinde çıplak ayakla dans edecek

    Yıldızlardan fal bakacak

    Her kayan yıldıza tutunup

    Dileklerimize misafir olacaktık

    Sevseydin beni

     

    Baharda yağan kar olacaktık

    Toprakta eriyecek

    Bir fidanın köklerinde can bulacaktık

    Ağaç olacaktı sonra fidan

    Bizse o ağacın birbirine yapışan

    İki küçük meyvesi olacaktık

    Sevseydin beni

     

    Denizde dalga olacaktık

    Çarpacaktık sahile

    Sevenleri ıslatacaktık sevgimizle

    Onlara mavi mavi dualar edecektik

    Sevseydin beni

     

    Yakamozda ay ışığına tutunup

    Gökyüzüne çekecektik kendimizi

    Uyuyan dünyayı izleyecektik

    Rüya rüya dolaşacaktık insanları

    SEVSEYDİN BENİ

    Dünya cennetimiz olacaktı

    SEVSEYDİN BENİ

    Ay ile yıldızlar şahidimiz olacak

    Güneş nikahımızı kıyacaktı

    SEVSEYDİN BENİ

    Bulutlar alkış tutacaktı nikahımıza

    KEŞKE SEVSEYDİN BENİ

     

     

    ZiyaretçiDefterim

    Adamın biri bilge bir kral olmakla ün salmış olan kralın yanına gider.
    Krala şunu sorar
    ‘Efendim söyleyin bana hayatta özgürlük var mıdır? ‘
    Kral ‘elbette’ der,
    ‘Kaç bacağın var senin?‘
    Adam soruya şaşırarak ‘iki efendim’ der.
    Kral ‘Pekala, tek bacağının üstünde durabilir misin? ‘
    ‘Elbette’ diye cevap verir adam.
    Kral ‘o halde hangi bacağın üstünde duracağına karar ver’.
    Adam biraz düşünür ve sol bacağı üstünde durmaya karar verir.
    ‘Tamam’ der kral
    ‘Şimdi de öteki bacağını kaldır.’
    Adam şaşırır ‘bu imkansız kralım’ der.
    ‘Gördün mü? ‘ der kral ‘ Özgürlük budur. Sadece ilk kararı almakta özgürsün. Ondan sonrasında değil.’

    Tiziano Terzani’nin “Atlı Karınca da Bir Tur Daha” adlı kitabında Okuduğum bu küçük öykü yıllardır tartışılan özgürlük kavramı üzerinde bir kez daha düşünmeme yol açtı. Hayat gerçekten böyleydi.
    İlk kararı alıyordun ve gerisi o ilk karara bağlı olarak gerçekleşiyordu.
    Hayat hata kabul etmiyordu. İlk kararın doğruysa işler yolunda gidiyordu ama eğer yanlış bir karar aldıysan, herşey zincirleme yanlış gidiyordu.

    Mesela mesleğini seçerken…
    Hasbelkader, iyi düşünmeden, yeteneklerinin farkında olmaksızın bir meslek seçtiğinde ömür boyu işini zorla yapmaya mahkum oluyordun.
    İşinin başındayken başka bir iş yapmayı özlüyordun.
    Ama biliyordun ki; özgürlüğünü kullanmış ilk kararı vermiştin ve yeniden başlama cesaretin yoktu.

    Bazı insanlar vardı hayatta… Onlar ise her şeyi ardlarında bırakıp yeniden başlayacak kadar cesurlardı. Ama sen onlardan biri olamıyordun.
    Bunca emek bunca çalışmayı sanki çöpmüş gibi bir çırpıda atıveremiyordun.
    Oysa göz ardı ettiğin bir şey vardı. Hayat çok kısaydı Ve mutsuz olduğun işlerle zaman öldürmek aynı zamanda ruhunu öldürmekle eş anlamlıydı.

    Evlilik konusunda da iyi karar vermek gerekiyordu.
    Yanlış bir karar aynı evde yaşayan iki düşman yaratabilirdi.
    Aşk zorunluluğa dönüşebilir ve hayatını cehenneme çevirebilirdi.
    İlk kararı alıyordun, bu konuda özgürdün ama devamında senin kararına bağlı olmayan pek çok şey gerçekleşiyordu.

    Hayat kararlardan ibaretti ve kararlar birer kibritti.
    Doğru yerde ateşlediğinde seni ısıtacak ateş, çorbanı kaynatacak ateş oluyordu, yanlış yerde ateşlediğin vakit ise içinde bulunduğun evle birlikte seni de yakıyordu.
    Hayat öyle basite alınacak bir oyun değildi.
    Oyunun kurallarını bilmen ve ona göre oynaman gerekiyordu.
    Ama çoğu zaman oyunun kurallarını bilmek yetmiyordu.
    Çok daha önemli olan başka bir şey vardı.

    Kendini bilmek…
    Ne istediğini, neyin seni mutlu edeceğini ve kim olduğunu,
    Neler yapabileceğini bilmek zorundaydın.
    Ancak o zaman doğru kararlar veriyor ve mutlu bir hayata sahip oluyordun.

    Ve kararlar birer kibritti…

    Ya kendini yakıyordun ya da ısıtıyordun…

    •·.·´¯`·.·• єภ ๒üyüк คşкı๓ รєภรเภ ŞıHbArAk•·.·´¯`·.·•
    bu aşk ise

    ve aşksa bu hissettiklerim,
    acı bir tat varsa dudaklarımda.
    nereye gideceğimi bilemiyorsam
    ve nasıl diyeceğimi.
    nasıl seveceğimi planlıyorsam uzun uzun,
    güneş bir başka ısıtıyorsa.
    sokak satıcılarının bağırmaları
    şarkı gibi geliyorsa kulaklarıma.
    gözlerimde pembe renk tufanları varsa
    kıpır kıpırsa kalbim
    yerinden çıkacakmış gibi.
    ve aşksa bu hissettiklerim,
    durup durup dalıyorsam adını andıkça,
    adını andıkça "sevgilim" diyebiliyorsam
    umrumda değilse dünya ve içindekiler.
    saçının tek teli daha önemli ise benim için.
    akşam olsa sabah olsa hep "özlem" varsa.
    yanımda olman da yetmiyorsa
    sana sarılıp kalmak istiyorsam öylece.
    ve "seviyorum" diye haykırıyorsa gözlerim
    ve aşksa bu duygu...
    bu duygu, çok güzel bir duygu.

    yazan: doğan telkesen

    ne kadar çabalasam inkarına aşkımın
    ne kadar kaçsam da gölgemden geceleri.
    susuzluğa alışmak bile makul gelir bir zaman
    sensizliğe alışmak boş, ne kadar çabalasam.
     
    yoksa bir yalancı serabın ortasında kaldığım
    bir düş ile masalın arasında durduğum.
    hani öyle sandığım ve öyle inandığım
    gerçekliğe alışmak zor, ne kadar çabalasam.

    Hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz?
    Ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz?
    Hangi ayrılık var ki, böyle kanasın ve böyle acısın?
    Ve hangi taş yürek var ki, benim kadar ağlasın?
    Hangi gün karar verdin, küt diye çekip gitmeye?
    Hangi lafım dokundu sana, böyle inceden inceye?
    Hangi otobüs söyle, hangi uçak, hangi tren?
    Seni benden götüren, beni bir kuş gibi öttüren.
    Hangi kırılası eller dolanır, kırılası beline?
    Hangi rüzgar şarkı söyler, o ay tanrıçası teninde?
    Hangi çirkin gerçek uğruna, tükettin güzel ütopyamızı?
    Hangi boşboğazlara deşifre ettin, en mahrem sırlarımızı?
    Hangi cama kafa atsam?
    Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam?
    Hangi meyhanede dellenip, hangi masaları dağıtsam?
    Bende bu sersem başımı, karakolun duvarına vursam.
    Kendimi caddeye atıp, arabaların altına savursam.
    Hangi tercih beni en hızlı şekilde öldürür?
    Hangi şekil öldürmez de, ömür boyu süründürür?
    Kayıp ilanı mı versem, şehir şehir dolanmak yerine?
    Ödül mü koysam, ölü veya diri seni bulup getirene?
    Hangi ayrılık var ki, böyle diş ağrısı gibi durmadan zonklasın?
    Hangi cam kesiği var ki, böyle musluk gibi içime damlasın?
    Hiç sanmam! ...
    Hasta kalbim bunu bir süre daha kaldıramaz! .
    Feriştah olsa, böyle eli kolu bağlı bekleyip duramaz.
    Hangi mübarek dua,
    Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye?
    Hangi aptal mazeret ikna eder, ateşimi söndürmeye?
    Olur mu be! . olur mu?
    Bu da benim gibi adama yapılır mı?
    Aşk dediğin mendil mi?
    Buruşturup bir kenara atılır mı?
    VEFA bu kadar basit mi? Alınır mı? Satılır mı?
    Hangi hırsız çaldı, seni yırtık cebimden?
    Hangi pense kopardı bizi birbirimizden?
    Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini?
    Hangi çöpçü süpürdü yerden bütün izini?
    Hangi yaldızlı otel çarşaf serip barındırdı?
    Hangi süslü manzara seni kolayca kandırdı?
    Hangi şarlatan imaj böyle çabuk ilgini çekti?
    Hangi pembe vaadler o saf kalbini cezbetti?
    Dağ gibi adamı eze eze! .....
    Hangi anası tipli parlak çömeze,
    Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze?
    Hangi yamyamlara yedirdin o masum rüyamızı?
    Hangi mahluklar çiğnedi el değmemiş sevdamızı?
    Hangi bıçak keser şimdi benim biriken hıncımı?
    Hangi mermi dağıtır insanlara olan inancımı?
    Hangi bekçi, hangi polis artık zapteder beni?
    Ve! .. Hangi su bağışlatır?
    Hangi musalla temizler seni?

    Bu Nasıl Ayrılık? ...

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
    Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

    Hakkımda

    kİŞİSEL bİR sİTE

    Son yazılar

    GÜVENECEK KİMSE YOK
    Herkesin hayatında eskimeyen aşklar,sevdalar ve dostlar vardır.
    BİR TÜRK OLARAK KÜRTLERE SORUYORUM !!
    Ağlayan Kalbin Kalpsizi
    Çoban ve Elma Ağacı...
    su içerken düşünün!!!
    BİLGİSAYAR VE İMAN
    erkek dedigin böyle olmamalı!!!vePOZİTİF DÜŞÜNCE VE BEYİN GÜCÜ
    MUTLULUK
    kendini bir bok sanmak
    Küsmek Olur Mu?
    BOR MADENİ
    Tek Türkiye Resimleri
    sihbarak
    รเђ๒คгคк da 
    ѕιнвαяαк güzє
    DOSTUNUZU DENEMEK İSTERMİSİNİZ..?
    ÇOK ÖZLEDİM ANNEM SENİ
    SeNi ÇoK SeViYoRuM
    Kaynak Alıyor
    Ah bir söyliye bilsem sana !!!
    “Gül gülse daim ağlasa bülbül ...
    Seni düsünerek uyudum
    ''GEREN VE GERİLEN ARASINDAKİ İNCE ÇİZGİ...''
    "Sünnet Olmak" siyasal simgedir. Yasaklansin!


       

    Bağlantılar

    Ana Sayfa
    Profilim
    Arşiv
    Blog RSS
    Gizemli
    Sihbaraklım
    Sıla
    sihbarak askı
    Ziyaraeçi Defteri

    Kategoriler

    Arkadaşlar

    Blogcu Yardım

    widgeo

    ImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and more ImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and more

    Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa

    Aşk hilesiz sevmektir dostlar ve sevgiyi taa ruhunun derinlerinde hissedebilmektir. Bence sevebilen insan talihli insandır, güzel insandır, erdemli ve saygın insandır. Saygınlığı ve sevilmeyi hak eden insandır.bekirdede@hotmail.com

    ImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and moreImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and more