zเyคгєtçเ รคyıรıdesign logoOnline 
вєкιя∂є∂є ує ๔คкเкค รคภเאє ๓เรคŦเгเ ๏l๔ยภยz .....
Şıhbarak …..Çünkü yarın burada olamayabilirim.Beni fazla bekletme... ….Click for Konya, Turkey ForecastKonya

ŞiHbArAk kÖyÜ

• 18/5/2009 - kendini bir bok sanmak

Kategori: sihbarak köyü

Boktan biri olsan da sadece seni istiyorum

 

 

karşınısdakinin boktan biri olduğunu düşünmenise rağmen onu istemeye devam ediosanıs sıkıntı verici bi durum zira "allahım yarappim nerden çıktı bu insan karşıma,bölesi boktan birini neden istiorum ama istiorum işte napiyim " şeklinde serzenişlerle kendi kendinisi yiyip bitirebilirsinis..
 

Beni çekemeyenler Anten taktırsınKalp

Radio        Resimlerim          Radio 

kendini ve cevresini iyi gözlemlemiş, dürüst ve ne istedigini bilen, gelecekten, olasılıklardan korkmadan ruhunun cektigi yönde ilerleyen, ayrıca kendisinin* de boktan oldugunun farkında olan kişinin sevdigine söylediği son sözler. bunun üstüne ya sevilen sevenin kollarına atılıcaktır, ya da cidden boktan biri oldugunu ispatlayarak "sensin lan boktan" diyip ortamdan kacacaktır.***

eğer yeterli derecede bilgi birikime sahıpseniz sizi cekemeyenlerin söyleyeceği cumle
ama hakikaten hiçbir artınız yokken insanlara yukarıdan bakıp onları iplemez tavırlar takınana söylenebilecek ve onların kişiliklerinin nasıl olduğunu anlamamıza yarayacak cümle

kendini bir bok sanmak

Bugün sizlere boktur, sıçmaktır onun gibi iğrenç şeylerden bahsedeceğim. Ama hepimiz insanız ve bunu yapıyoruz. Aranızda ‘Hayır ben yapmıyorum, bok da neymiş efenim. Ben çiçek kelebek dahası konfeti falan sıçıyorum.’ diyecek olan var ise ona buradan ‘tabtab, diiiy mi diiiy mi’ demek istiyorum. Neyse, hepimiz aşağıdaki durumlarla karşılaştık ya da günün birinde karşılaşacağız. Yine de bu size bir uyarı olsun. ‘Bok muhabbeti beni açmaz, ben gelemem öyle şeylere’ diyen varsa bu noktadan sonrasını okumasın.  İşte bu nokta, şu biraz önce koyduğum. Ohooooo dostum, ama sen hala okuyorsun. Hişşşt kime diyoruuum.

Hani tuvalete girersin ve uzun oturuşa geçersin de  işini bitirince tuvalet kağıdı almak için elini attığında yerinde bulamazsın ya o ruloyu, böyle anlarda yaşanılan çaresizlik başka bir şey. Ne yapacağını şaşırıyor insan. Ya o ıslak, yalap şalap kıçına çekersin donunu ya da bu sonu yaşamamak için son bir çare banyodaki kapalı dolaplara yedek rulo bırakılmış mı diye bakarsın. Don ayak bileklerinde, bacaklarını geniş geniş açarak banyoda maymun gibi dolanıp dolapları kontrol edersin. Bunu yaparken de kıçından yere damlayan su damlalarının minimum olması için uğraşırsın. Yedek ruloyu bulduğunda yaşadığın sevinç ise eşeğini kaybedip bulmakla eş değerdir. (-yok deve – deve değil, eşek eşek) Çok küçük şeyler bizleri mutlu etmeye yetebiliyor aslında. (- Bugün öyle mutluyum ki Nejla - N’oldu bi’tanem? - Yedek tuvalet kağıdı desem..!)


Bu durumun daha vahimi ise suyun kesik olması ya da taharet musluğunun bozuk olması durumudur. Sucuğu bırakırsın sonra bi bakarsın, eneeeee, su yok. Bir de üzerine tuvalet kağıdı da yoksa ‘tam sıçtın’ demektir. Biraz önce yarattığın eser, bunun yanında amatör bir çalışmadır artık. Ormanda olsan yaprağa, taşa, dala silersin. Şimdi ne yapacaksın ha, ıııiiiyyy, git git giiiiiiit...!

Bitmedi. Bir diğeri ise yarattığın eserin inatçı olması durumudur. (inatçı bok) Bir de misafir olduğun bir evde icra ettiysen eseri, durum çok vahimdir çooook. Artık ne yediysen, ne kadar zaman içinde tuttuysan, o şey beklentinin üzerinde büyüklükte ve tek başına teşrif eder mekana. Kendine ait bir karakteri vardır. Ona sadece bok demek hakarettir. (O biiiiiivvvvv bölünmeeeez bütün, o biiiiiiiv büyük mü büyüüük, o biiv o biiiiv ki üç dövt) İşte karşılaştığın böyle bir şey ise, sifonu tekrar tekrar çekersin. Su dolmasını bekler, yine çekersin. O gitmemeye yemin etmiştir. Kızar sana, yüzüne bakıp kıs kıs güler. ‘Hadi bakalım, elinden geleni ardına koyma’ dermiş gibi bakar. Küvete bakarsın, şans eseri kova falan varsa, kovaya su doldurup hızlı bir şekilde dökerek su ile döversin onu. Belki yaralarsın, azaltırsın ama o yine bütün heybetiyle oradadır. ‘Hadi bu kadar mısın haa, hadiiiiiii’ dermiş gibi bakar sana yine. Sen sinirden ve mücadeleden yorgun düşmüşsündür. Alnından ince ince terler süzülür. Bir de bunun üzerine banyoda çok kaldığını düşenen birisi seslenir dışarıdan. ‘ Kamiiiiiiiil, iyi misin?’. (-ulen kamil işte, ne kadar iyi olabilir, allağaaan kamili) Stresine stres ekler duyduğun ses. ‘İyi iyi, çıkıyorum şimdi’ dersin ama ne yapacağını bilemez haldesindir. Çömelip banyo duvarına sırtını dayarsın. Kollarını dizlerinin üzerinde birleştirip, kafanı kollarının üzerine koyarsın. Ağlamaklı olursun, belki ağlarsın. İşte o anda ak sakallı, bastonlu, beyaz entarili yaşlı bilge gelir gözünün önüne ve sana şöyle der. ‘ A oğul, (a-om) bir büyük ve güçlü düşman ile uğraşmak yerine, birden fazla ama daha küçük ve güçsüz düşmanla uğraşmak yeğ değil de nedir yaaaaaniiiii, hıııı şaşkın oğlan şaşkın ördeeek. Gel bi de burada oyna haspam, mama yer gibi ye şunu olma aslan. I-ıııhhhm pardon, dalmışım.” Sen yaşlı bilgenin söyledikleri arasından alacağın mesajı çeker çıkarırsın. Sonra da kılıcını (tuvalet fırçasını) çeker çıkarırsın. Düşmanına bir güzel girişir parçalarsın. Sonra bas tetiğe (sifona) gitsin şeeööreeffsiziiüün evladııı...! Sonra kılıcı da temizle ama.

Amaaaaaan, ne bokmuş be arkadaşım. Yaz yaz bitmedi. Bu arada uzun bir aradan sonra yazdığım yazının konusunun bok olması ise neden uzun süredir yazmadığım ve ruh halim konusunda fikir veriyor mu hıııııı, şaşkın oğlan şaşkııııııın ördeeeeeeek...!

!

   

kendini bir bok sanmak

ara sıra da olsa insanın dötünün kalktığı andır. normalde bir bok olmadığınızı bildiğiniz halde o an size bir şey olur. bir an düşünürsünüz "acaba benden bir bok olur mu lan?" diye ama bu süre 12 ile 24 saat arası sürer. sonra kendinize gelirsiniz. içinizden kendinize "sen kimsin lan?" sorusu sorulur ve ardından fight club tan bir replik akla gelir ve onu biraz değiştirerek "ben jack'in gereksiz hayatıyım." dersiniz. akabinde dolaptan soğuk bir kolaalırsınız ve onu içerken duvara boş boş bakarsınız.

Türk tuvalet kültürü

beyaz, ve yerde çukur olarak duran iki taş arası delik olarak yapılmış kolzet, yanında duran minik musluk, ve altındaki tas, yukarıdan uzanan zincire bağlı plastik tokmak" modeli de bize özgü. turistler bunu görünce acaba nasıl kullanılıyor diye merak ediyor.

banyodaki alafranga tuvalet (fransızları protesto etmek için) kullanılmaz, misafirlikte yanlışlıkla kullanmaya kalkmayın, çalışmaz.

alaturkasından, taharat musluklu alafrangasına her gün kullanmak zorunda olduğumuz tuvalletlerde doğu ile batı sentezinin yansıması

kendine has terliği vardır ev wc'lerinin. genelde %100 plastik olması tercih edilir.

kıçı önce su ile temizleyip sonra kurulamak türk tuvalet kültürünün önemli bir parçasıdır. diğer bir çok kültürde kıçtaki bok kuru kuru tuvalet kağıdı ile temizlenir.

boklu parmaklari fayans olmayan irtifaya kadar parmak ucunda yukselip, (temizligi zor olsun, badana gerektirsin diye) duvara surmek uzerine kurulu kultur.

muharebe nisangah istasyonlarindan birincisi olan kubura, desteksiz atis talimi yapilmasi vak'asinin jon turklerce yorumlanmasi

eger bir yurtta kaliyorsaniz isiniz cok daha kotu; cunku sekil kombinasyonlari kafanizi karistiracak kadar cok, nerden mi biliyorum? yurtta kaliyorum ve medeniyet gormemis insanlar deligi tutturamiyor....

halka acik tuvaletlerdeki klozetlerin uzerine tunemek suretiyle kabahatini yapmanin da bir parcasi oldugu kultur..

taharet işlemi sol elle yapıldığı için tuvaletlerde musluk genelde sağ taraftadır (kirli elle musluğa dokunmamak için). eğer musluk sağ tarafta değilse, ille de sol elimi kullanacm diyecek kişi şekilden şekile girecektir.

umumi tuvaletlerde: hicbir sart altinda sifonu cekmemek, sabunlugun icine attirmak, lavaboyu mumkun oldugunca kirli birakmak, kullanilmis pedleri cope degil de yere atmak, duvarlara "necla bu yaziyi okuyorsan iliskimiz bitmistir" ya da "geldim, gordum, sictim" turu yazilar yazmak, butun bunlari yaptiktan sonra da ellerini yikamadan cikip gitmek turk tuvalet kulturunun temel yapi taslaridir.bu adetler degismez vatan bolunmez!

içinde tünemek kavramını bile barındıran bir kültürdür. alafranga tuvaletlerde orduevlerinde eskiden söyle bir ibare vardi..."lütfen tünemeyiniz"...demek ki neymis...kus gibi tünemeyecek tuvalet kagidini klozete esit miktarda paylastirarak yayacak üsüne oturacakmisiz..ya da hafif popo kalkik durumda klozete oturmadan havada isimizi halledecekmisiz...

hic bir sey istedigim gibi gitmedi
kucuk bir mutlulugum vardi yetmedi
cekmedi hayat maratonunu kalbim
ölüm beni birakip gitmedi
hergün kulagıma gelen ritm bana baska geldi
damarlarımdan gecen kan ritmi sevmedi
dış basınç azınca azrail mezarı kazınca
kardes kardese pusudan bakınca
ritmi kacıran hayat
hergun gelıyor bana bayat
yan sokaktakı gavat kapımın onunden kalk
benım sınırlarım içimdesin p*ç sıkıcam kafana kaç tutamıyorum kendımı
bam bam bam bam ...
yine hapisteyim bugun de hiçbir vakit ritm tutmuyor hayat boktan ritm atıyor
hapisteki yatak batıyor
gözümü yine kapayamıorum uyku yok kapasam
bir munakaşa cıkıcak hepsının elınde cam
kesıp dogramada var benımde madalyam
hayata ben güldüm hep sonun da güldü bana
sevdiğim gelicem yanına darılma ritm yok ben de anla
sende haklsıın tekmeyı bastım hıcbır zaman sana siir yazdım
bos gunum coktu ben sacma rıtmde pompolı sacmasıyla avdaydım

kişinin kendi hayatını değerlendirme çeşidi. bu da böyle bi' yorum işte.

iki arkadaş oturup kafayı çekerler. dertli arkadaş döker içini. ve son sözleri şöyle olur:
"ohh be abicim senin ne güzel bi hayatın var."
"son model araban, güzel bir karın ve de aslan gibi bir oğlun tabi."
"hem işin de iyi. çok güzel para kazanıyorsun."
"bla bla...."

abi ise şöyle;

"uzaktan öyle göründüğüne bakma boktan bi' hayat benimksi de.."

böyle tipler de var hayatta. daha ne olacaktı geriii

b
e
k
i
r
d
e
d
e

Kırk taş büyüttüm içimde... Kırk renkli, irili ufaklı kırk taş... Her yıla birini sığdırmış, her rengi o yıla boyanmış, kırk taş attım denize... Deniz de denizdi hani, hiç almayayayım demedi, atma, tut elinde, sakın bırakma, demedi, yutuverdi taşımı...Attım gitti, uzak dalgalara savurdu taşlarım kendini, kayboldular...Sanki hiç elime almadım, sanki hiç boyamadım, hatıraları serpmedim üzerlerine, sanki hiç biri benim dediğim değildi, sanki hiç benle ağlamadı, benle gülmediler, sanki hiç benden değillerdi, her bir rengi, beni yaşatmadı sanki...Kendiliğinden kayıp gittiler elimden... Tutup sımsıkı, bırakmayayım dedikçe parmaklarımı acıtırcasına kaçarken, kaçışları bendendi sanki, ne yaptıysam, nasıl bir hata yaptıysam kalmaları için, neyi yapamadıysam?...

 

Kırk taş büyüttüm içimde her bir yıla sığdırılmış kırk renkti, boyası silindi, denize attım, gitti...

 

Kırk kuş uçurdum gökyüzüne, salıverdim özgürce, kimisi serçeydi, kimi güvercin, kimi kartal, kimi atmaca, kimi muhabbet, kimi leylek, kimi karga... Hırçın yıllardı, beceriksiz, tecrübesiz, kendini bilmez kuşlara verdi kendini günlerim... Uçmak için, soğuk kış günlerinde ısınmak, sabah güneşinde haykırmak için, bir başka ele konmak için, toplu halde uçup gittiler hepsi... Minik ağızlarında kırk taşım, onları da getirdiler, geri götüremeden attım denize... Vermedim geri emanetlerini... Şimdi hangi kuş yılındayım, hangi mevsimde uçurucağım yine elimden kayıp gidecek, hangi kuş mevsimi son, diyecek, kimbilir?...

 

Kırk yıla bezedim bedenimi... Kırk uzun yılda harcadım nefesleri, güllere bezedim, kırmızı, sarı güllerle süsledim,güzel koksun diye, iyilik olsun diye her seferinde yanılsam da, yeniden harcadım, bir solukluk yaşamda neye bu kin, kavga diye, güzel olan ne varsa kendimden bildiğim, sergilemeye çalıştım kırk yılda...Kırk uzun yolda yürüdüm, dikenler , yabani otlar kesse de önümü, her bir yolda bilendim, her bir çetrefilli yol öğretti bana kendimi, benliğimi kırkıncı yolda buldum... Sandım mı ki?.. Nedir gerçek, nedir yalan?..Ben miydim yollarda yürüyen, yollar mıydı beni yürüten?... Belki de bundan sonraki yıllarda bulacağım ferkul diye birini.?.. Hiç tanımadığım biridir belki kendisi, belki kırk yıllık dostum, beni benden alan... Var mıydı, sorgulayacağım her seferinde, her bir yaş dönümünde eksisiyle artısıyla, gidenden çok geleni, gelenden çok gideni, hesaplamakdan yorgun düşmüş yılları yazacağım...Zaten ne zaman becerdim ki problem çözmeyi, ne anlarım matematikten?.. Çözen gelsin,buyursun, yazsın...Hangi işlem çözer bu matematiği?.. Sonuç belli gidilen yol, belirsiz....Kırk kere bir etti sıfır...

b
e
k
i
r
d
e
d
e

Ulan Para

Ulan ParaVar edildin ilah oldun
Bir bilmezde silah oldun
Emeklere bedel oldun
Alınların teri para

Ulan para ulan para
Yüreğimde açtın yara
Hak seni yaradanlara
Dertler versin sıra sıra

Sen bir doymaz icadısın
Umudun derdin adısın
Kötülerin uşağısın
Zorbaların dili para

Ulan para ulan para
Yüreğimde açtın yara
Hak seni yaradanlara
Dertler versin sıra sıra

Kral oldun başımıza
Engel koydun sevdamıza
Düşman diye karşımıza
Çıktın türlü türlü para

Ulan para ulan para
Yüreğimde açtın yara
Hak seni yaradanlara
Dertler versin sıra sıra

Amaç oldun araç iken
Gönüllere ektin diken
Bir yazı bir tura iken sen
Şu ellerin kiri para

Ulan para ulan para
Yüreğimde açtın yara
Hak seni yaradanlara
Dertler versin sıra sıra

Alın teri döktük yoksun
Hırsızda soysuda çoksun
Nesin sen be lanet olsun
Dön
yurduna geri para


Ulan para ulan para
Yüreğimde açtın yara
Hak seni yaradanlara
Dertler versin sıra sıra


Önce bir kafes resmi yaparsın
Kapısı açık bir kafes
Sonra kuş için
Bir şey çizersin içine
Sevimli bir şey
Yalın bir şey
Güzel bir şey
Yararlı bir şey
Sonra götürür bir ağaca
Asarsın bu resmi
Bir bahçede
Bir koruda
Ya da bir ormanda
Saklanır beklersin ağacın arkasında
Ses çıkarmaz
Kımıldamazsın
Kuş bazen çabuk gelir
Ama uzun yıllar bekleyebilir de
Karar vermezden önce
Yılmayacaksın
Bekleyeceksin
Yıllarca bekleyeceksin gerekirse
Resmin başarısıyla hiç ilişiği yoktur çünkü
Kuşun çabuk ya da yavaş gelmesinin
Geleceği olup da geldi mi kuş
Çıt çıkarmak yok
Kafese girmesini beklersin
Girdi mi kafese fırçanla
Usullacık kapısını kaparsın
Sonra kuşun bir tüyüne dokunayım demeden
Bütün kafes tellerini teker teker silersin
Yerine bir ağaç resmi yaparsın
Dallarının en güzeline kondurursun kuşu.
Tabii ne yapraklarının yeşilini unutacaksın
Ne yellerin serinliğini
Ne de yaz sıcağındaki böcek seslerini
Otlar arasında.
Sonra beklersin ötsün diye kuş
Ötmezse kötü
Resim kötü demektir
Öterse iyi olduğunun resmidir
İmzanı atabilirsin artık
Bir tüy koparırsın usulca
Kuşun kanadından
Ve yazarsın adını resmin bir köşesine.

b
e
k
i
r
d
e
d
e

Dost vardır ekmek gibi
Acıkınca ararsın
Dost vardır akrep gibi
Sen ondan hep kaçarsın
Dost vardır ilaç gibi
Sen hep onu ararsın

Dost vardır
Yağmurla toprak gibi
Nasıl toprak kurumuş
Hasretse yağmura
Dost vardır öyle
Hasrettir dostuna

Dost vardır yakut gibi
Kullanıldıkça parlar
Dost vardır pamuk gibi
Kullanıldıkça yıpranır

Dost vardır ırmak gibi
Seyrine doyamazsın
Dost vardır ateş gibi
Dokunursan yanarsın

Dost vardır dolunay gibi
Geceni aydınlatır
Dost vardır güneş tutulması gibi
Gündüzünü karartır

Dost vardır'AZAD'gibi
Uzaktır ma yürekte
Dost vardır 'HASRET'gibi
Özlemle beklenilmekte...

b
e
k
i
r
d
e
d
e

Eksikliğin

 

Eksikliğin
Susuzluğumdur benim
Yokluğun
Nefessiz kalışımdır
Küskünlüğün
Ölümümdür
Uzakta oluşun
Bitişi demektir yaşamın
Bulutlu bir gökyüzü demektir.
Karanlık gecelerde saklanan
Yıldızlar demektir
Sensizlik
Bana
Sensizliği verme
Uzat ellerini
Yanına al beni
Seni seviyorum
Seni seviyorum
Al beni yanına rüzgarın olmak istiyorum
Saçlarında gezinmek
Gözlerine yaş olup akmak istiyorum
Al beni yanına
Yanına
Yan
An
Unutma beni

b
e
k
i
r
d
e
d
e

BeN SeVMeZSeM ÖLeCeKSiN BiLiYoRuM
Hep karanlıklarda kal güneşimi görme emi.
Her an sayıkla uykunda dudaklarınla ismimi
'Sev beni, özledim seni, gel ey Peri, gelmeni diliyorum.'
Ben gelmezsem, sen öleceksin biliyorum.
Dudakların özlemiş beni demiştin biliyorum.
Sen istesen de bu ayrılık uzun sürmez diyorsun.
Elerimi tut, gözlerimi sev, yıldızları birleştiriyorum.
Ben sevmezsem sen öleceksin biliyorum.
Susadın su verdim, kızıl dudaklarımla
Gözlerimden içtin, öpüştün yanaklarımda.
Sesin yaktı, nefesin kavurdu, hala kulaklarımda. Ben öpmezsem, sen öleceksin biliyorum.
Sen, sen gel, bir adım sev, ben bur,dayım.
Rüyalarında hayallerinde, işinde,, sesinde kollarındayım.
Parmakların sever de başkasını, yüreğin burda ben ordayım.
Ben senin olmazsam, sen öleceksin biliyorum.

 

VAY NAMUSSUZ VAY Vay namussuz vay,vay!
 
Nesin ulan nesin sen?
Vay namussuz vay,vay!
Türk değilsin kesin sen.
Vay namussuz vay, vay!
 
Sivas'ta yananların,
Yanıp giden canların,
Katilisin onların,
Vay namussuz vay, vay!
 
Türk ekmeği yiyen sen,
Yaşayan sen, giyen sen,
Türk'e aptal diyen sen,
Vay namussuz vay, vay!
 
Türkiye'de ye, iç, yat,
İslam'a çat, Türk'e çat,
Ulan nankör pis kopak,
Vay namussuz vay,vay!
 
İmansız, nursuz melun,
Ar bilmez arsız melun,
Sicilli hırsız melun,
Vay namussuz vay, vay!
 
Yazar çizer azması,
Çalma, çırpma yazması,
Salman Rüştü bozması
Vay namussuz vay, vay!
 
Konuşman ipsiz, sapsız,
Yazdığın zaten çapsız,
Kitabı bol kitapsız,
Vay namussuz vay,vay!
 
Laflarını tart köpek,
Seni seni kart köpek,
Yoksa katlin şart köpek,
Vay namussuz vay, vay!
 
ARİF der ki; biz vursak,
Adam derler gurumsak,
Gebersende kurtulsak,
Tครคгı๓ ๒єкเг๔є๔є Türkiye Yol Haritasi
Ziyaraeçi Defteri
özєl ๓єรคןıภı Yคz
Acilis Sayfasi Yapin Favorilere Ekleyin Bize Yazin

"Az korkun, çok ümit edin; Az yiyin, çok çiğneyin; Az konuşun, çok şey ifade edin; Az kızın, çok sevin; İyi şeyler sizindir..."

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

Hakkımda

kİŞİSEL bİR sİTE

Son yazılar

GÜVENECEK KİMSE YOK
Herkesin hayatında eskimeyen aşklar,sevdalar ve dostlar vardır.
BİR TÜRK OLARAK KÜRTLERE SORUYORUM !!
Ağlayan Kalbin Kalpsizi
Çoban ve Elma Ağacı...
su içerken düşünün!!!
BİLGİSAYAR VE İMAN
erkek dedigin böyle olmamalı!!!vePOZİTİF DÜŞÜNCE VE BEYİN GÜCÜ
MUTLULUK
kendini bir bok sanmak
Küsmek Olur Mu?
BOR MADENİ
Tek Türkiye Resimleri
sihbarak
รเђ๒คгคк da ๓ยђtคгlıк รєçเ๓lєгเ ๒คşlค๔ı
FİLİSTİN GECESİNDE YETİME EL UZAT ÇAĞRISı
ѕιнвαяαк güzєℓ кöуüм
~♥~єякєкℓєяιη кα∂ιηℓαя∂αη яιcαѕι∂ιя~♥~.
DOSTUNUZU DENEMEK İSTERMİSİNİZ..?
ÇOK ÖZLEDİM ANNEM SENİ
SeNi ÇoK SeViYoRuM
Kaynak Alıyor
Ah bir söyliye bilsem sana !!!
“Gül gülse daim ağlasa bülbül ...
Seni düsünerek uyudum


   

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Blog RSS
Şıhbarak
Sihbaraklım
Sıla
sihbarak askı
Gizemli
Ziyaraeçi Defteri

Kategoriler

  • bekirdede
  • sihbarak köyü
  • Şıhbarak
  • Arkadaşlar



    widgeo

    ImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and more ImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and more

    Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa

    Aşk hilesiz sevmektir dostlar ve sevgiyi taa ruhunun derinlerinde hissedebilmektir. Bence sevebilen insan talihli insandır, güzel insandır, erdemli ve saygın insandır. Saygınlığı ve sevilmeyi hak eden insandır.bekirdede@hotmail.com

    ImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and moreImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and more