ŞİMDİ OKUDUN MU AŞKI..ANLADIN MI YETMEZ Bİ DAHA OKU.. EZBERLE.. SONRA GEL YİNE..
MUHABBETLE BAKAN KUSUR GÖRMEZ
Odunculukla hayatını kazanan bir zat vardı. Allah'a karşı kulluk" vazifesini yapar, kimsenin ekşisine tatlısına karışmazdı. Bu zahit kişinin bulunduğu köyün yakınında bir köy daha vardı, onlar da dağda kutsal diye kabul ettikleri bir ağaca taparlar, ondan meded beklerlerdi.
Oduncu, bir gün: «Şunların Allah diye taptıkları ağacı kesip odun edeyim, pazarda satarak ekmek parası kazanırım; hem de, bir kavmi Allah'a isyandan kurtarmış olurum» diye düşünerek Allah rızası için ağacı kesmeye karar verdi.
Dağa doğru giderken karşısına acaip suratlı pis bir adam çıkarak nereye gittiğini sordu. Oduncu:
- Halkın Allah diye taparak Allah'a isyan ettikleri ağacı kesmeye gidiyorum, dedi. Adam, oduncuya:
- Ben şeytanım... O ağacı kesmene müsaade etmiyorum, deyince zahit oduncu, şeytana çok kızmıştı.
Öldürmek için hücum ederek yere yatırdı ve üzerine oturup hançerini boğazına dayadı.
Şeytan zahide:
- Ey zahid, sen beni öldüremezsin. Allah bana kıyamete kadar müsaade etmiştir. Fakat gel o ağacı kesme, seninle anlaşalım. Ben sana her gün bir altın vereyim, sen de ağacı kesmekten vazgeç. Hem el ağaca tapıyormuş, günah işliyormuş senin neyine gerek, altınını al işine bak, dedi.
Adam şeytanı bırakmıştı. Şeytan adama, akşam yatıp sabahleyin yastığının altına bakmasını söyledi ve anlaşarak ayrıldılar.
Adam ağacı kesmekten vazgeçip, evine dönmüştü.. Akşam yatıp sabahleyin yastığının altına baktığında, altını gördü. Memnun olmuştu, ikinci gün oldu. Fakat bu sefer şeytan altını koymamıştı. Adam kızıp baltasını aldığı gibi dağa ağacı kesmeye gitti. Fakat yolda yine şeytanla karşılaştılar. Adam şeytana iyice kızmıştı. Görünce:
- Seni sahtekâr seni, kandırdın değilmi beni?., diyerek üzerine hücum etti.
Fakat evvelkinin tam tersine bu sefer şeytan adamı tuttuğu gibi altına aldı. Adam şaşırmıştı. Bu nasıl hâl der gibi şeytanın yüzüne bakıyordu. Şeytan:
- Hayret ettin değil mi? Niçin bana yenildiğinin sebebini söyleyeyim: Dün sen Allah rızası için ağacı kesmeye gidiyordun. Seni değil ben, dünyadaki bütün şeytanlar bir araya gelsek yine yenemezdik. Lâkin şimdi Allah rızası için değil de, sana altını vermediğim için kızdığından gidiyorsun, işte o yüzden bana mağlup oldun ve sana ağacı kesmene müsaade etmeyeceğim, dedi
Çevremizde kaç kişinin aşk hayatı iyi gidiyor? Eminim parmakla sayılacak kadar azdır.Ve eminim hiç kimse yanlışın nerede olduğunu da bulamıyordur.
Bizim de bir ayrılık vaktimiz varmış, zamanını hiç hesaba katmadığımız...! Yıllara yaydığımız aşkı, nasıl da hunharca harcamışız meğer...! Nasıl da tüketmişiz elimizde, avucumuzda ve yüreğimizdeki tüm bozuklukları... Artık harcayacak kuruş kalmamış…! Zaman hesap yapma zamanı değil sevgili... ”Koy yüreğini ortaya, iç hesaplaşma yap” demiyorum artık sana... Kimin ne kadar çok sevdiğinin de önemi yok artık...! “Riyasız, yalansız, çıkarsız, yarınsız” diye başlanılan aşkın
“hiç kimseydin” diyerek kapatılması koyuyor insana.… ! Şimdi avucumu açıyorum ve bir damlacık sevgi bulamıyorum avunacak...! “Kim daha çok sevdi?” diyorsun ısrarla Bitmiş bir aşkın hesabını yapmak, yakışıyor mu bize...! İllaki istiyorsan sevgimizin derecesini iyi dinle o zaman beni...! Benim aşkım bir okyanus... Seninse; Elini suya batırdığında, parmağının ucundan süzülüp düşen su damlasıydı… Bu aşk sadece bir çıkmaz sokaktı… !
Bilseydim dinler miydim seni...! Geçmişimden koparıp, beni alıp gitmene izin verir miydim...! Görseydim, eğer sonunu görseydim... Başlamadan daha, orada dur derdim...! Bilseydim, eğer sonunu bilseydim... "Sevme bırak" derdim...! "Sevme, uzak dur"...!
Geldiğin gibi de gittin ansızın bir gün... Sensizliğe alışmak daha zordu yalnızlığa alışmaktan... Şimdi öznesi sensin cümlelerimin, yüklemleri yok...
Sensiz günüm zordu zaten, bir de sen geldin üstüne... Yokluklarım yetmezmiş gibi, sen de eklendin üstüne...
Ben zaten bunları sen olmadan da yaşardım... Ne gerek vardı sana, sensiz de yalnız kalırdım... Ben zaten sen olmadan da ağlardım isteseydim eğer... Ne gerek vardı sana...!
Ne gerek vardı yokluğuna...!
1 Gözlerin gözlerimin önünde perde oldu Nereye baksam seni görüyorum Dilimde senin adını sayıklıyorum Sonsuz aşkım sen olur musun? <3 Böyle delicesine sevmişken Hayallerimde seni süslerken Gözlerin gözlerimi görmüşken Ölümsüz aşkım sen olur musun? <3 Elini tutup,gözlerine baktığım Seni seviyorum diye haykırdığım Son Aşkım sen olur musun? <3 Son nefesimde sen derken Yanımda olur musun? Yazdığım en güzel aşk şiirinin kahramanı CANIM sen olur musun?
* 3 su bardağı un * 1 yumurta * 1 tatlı kaşığı tuz * 1 kahve fincanı su
İçine:
* 200 gr kıyma * 1 adet kuru soğan * tuz, karabiber
Üzerine:
* 2 çorba kaşığı tereyağ * 1 çorba kaşığı salça * kırmızıbiber, tuz, nane,(kekik) * 8 su bardağı su (haşlamak için) * 5 diş sarımsak * yarım kilo yoğurt
Yapılışı:
1. Hamuru yoğuracağımız kaba unu boşaltalım. Ortasını havuz gibi açıp yumurtayı,tuzu ve suyu ilave edelim. Hamurun hepsi toplanasıya kadar yoğuralım. ( hamuru bıçakla kestiğimizde içinde gözenek olmaması lazım.) 2. soğanı rendeleyip kıymayı,tuzu ve karabiberi karıştırarak içini hazırlayalım. 3. Hamurdan 2 yada 3 beze yapıp üzeri ne bir bez örterek 20 dk kadar dinlendirelim. 4. daha sonra 1-2 mm kalınlığında yufkalar açıp 1.5-2 cm kareler keselim.kıymalı içten azar azar ortalarına koyuk, dört köşesi üstde ortada birleşecek şekilde katlayalım. 5. katladıklarınızı tabanına un serpilmiş olan tepsiye aktarın.( eger buzlukta saklamak isterseniz 10 dakika kadar orta hararetli fırında kızartmadan fırınlayın. Soğunca poşetleyip buluğa koyabilirsiniz. Uzun süre dayanır.) kalan hamurlarıda bu şekilde açıp katlayın. 6. Suyu tencereye alıp kaynatın. 7. Kaynayan suyun içine mantıları salın. Ara ara yapışmaması için karıştırın. Mantılar pişmeye başlayınca yumuşar. Sizde birtane alıp pişip pişmediğini kontrol edin. 8. Ayrı bir tavaya tereyağını aktarın ve yağda salçayı, tuzu , naneyi ve kırmızı biberi yakıp tenceredeki sulu mantının içine salçalı yağı aktarın. Tencerenin altını kapatın. Güzelce karıştırın. 9. Sarımsaklı yoğurdunu hazırlayın. Sıcak olarak sulu mantıdan tabaklara üzeri yoğurtlu olarak servis yapın.