Az önce günün yazısının altındaki yorumları okuyunca dehşete düştüm. Orada yorum olarak yazdıklarımı burada anlatmak istedim...
Şu an içinde bulunduğumuz durumun vehameti çok büyük.Bildiğim kadarıyla dünyanın hiçbir ülkesi iletişim ağını yabancılara satmadı. Bu direkt vatan hainliğidir. Savaş durumunda haberleşebileceğimiz tek kanal yok...
2001 de çıkarılan suni krizle (anayasa kitapçığı fırlatma) ülke bir kaosa sürüklendi.Bu krizin asıl amacı son dönem yükselen Karamehmeti bitirmekti. Ve nitekim o krizin en büyük mağduru da o oldu. Bu süreçte Koç grubu yandaşı insanlar hazinede kilit noktalara yerleştirilirken; dünyanın en zengin 26. adamı olan Karamehmet aşağıya çekildi ve turkcell elinden alındı. Bekletilmeden yabancılara satıldı...
Başına geleceği anlayan diğer zengin Cem Uzan parti kurup meclise girmeye çalıştı. Aslında Sakarya''dan adaylığını koyup milletvekili olması çok daha kolaydı ama sadece milletvekilliği onu kurtaramazdı. Başaramadı ve elinde nesi var nesi yoksa el konuldu. Şimdi bazılarınız zaten hırsızdı diyecek ama olay hırsızlık olayı değil. O sadece halka gösterilen yüzü. Koç grubu daha mı az hırsız?.. Ya Mesut Yılmaz ve Turgut Yılmaz kardeşler?... Ya Tansu Çiller ve kıymetli eşleri ya da Demirel ve yeğenleri... Batırıldı ve Telsim''e el kondu. Hiç vakit kaybedilmeden yabancılara satıldı; hem de değerinin çok altında... Aycell zaten devletindi kimseyi batırmaya gerek yoktu Unakıtan''ın bir yakını Aria''yla anlaştı ve birleştiler. Değerinde mi oldu? Bilemiyorum ama inanın hiç sanmıyorum...
En son bildiğiniz gibi Telekom... Tansu Çillerden beri sürekli özelleştirilmeye çalışılan ( ki kendisinin amerikan vatandaşı olduğunu söylemeye gerek yok sanırım) iletişimimizin candamarı satıldı. Hem de çok komik rakama Dubai''li bir iş adamına( ki dubai amerikanın arap şubesi)...
Şimdi soruyorum sizlere yarın savaş çıksa (ki çıkmaz demeyin burnumuzun dibi savaşta) insanlar nasıl haberleşecek?... Duyar gibiyim şimdi internetle cevaplarınızı son iki faturanıza bakınız lütfen o da özelleşti. Bilin bakalım kimlere satıldı? Yok yerli işadamı değil alan;) Bu kadar ipucu yeter sanırım...
Arkadaşlar ben derim ki şimdiden evimizin çatısında haberci güvercinler yetiştirmeye başlayalım. Yok olmaz o; farkederlerse yine bir kuş gribi salarlar ortalığa... En iyisi, demokrasinin beşiğinde(!) katledilmiş kızılderililerden yaşayan varsa bulup; dumanla haberleşmeyi öğrenelim ne dersiniz?..
Sert bir rüzgar esti savurdu tüm duyguları yaprak misali dört bir yana,inanmadım yıkıldığım yerden kalktım dokundum sana buz gibiydin... Beni kendinden uzak ettin ırak ettin.... Ölüyordum görmedin hissetmedin anlamadın... Öyle bir acıydı ki sanki dünyalar elimden kaydı gitti senden sonra,sensiz aldığım her nefes ölüm getirecekti sanki...
Dayanamayacağımı sandım sensizliğe...
"zaman:akıp geçer...ya geride bıraktıkları!...."
İyiyim.. Artık daha iyiyim... Geçti,bitti...Sonlandı herşey... Gülümsemelerim kaybolmadı... Yanlızım şimdi,paylaşmıyorum kimseyle bunu sanki paylaştıkça artacak...Kendi başıma herşeyin üstesinden gelebiliyorum... Mutluyum demek için çok erken biliyorum ama ben beni biliyorsam bununda üstesinden geleceğim..., Dostlarım var selamını eksik etmeyen arkadaşlarım ve tebessüm eden insanlar var senden çok daha insaflı...Biliyorsun herşey sen demek sanırdım eskiden oysa anladım hiçbirşeysin.... Sen herşeyi çabucak unuttuğun için farkında değilsin geçen zaman neler kazandırdı ama ben çok yol aldım...
Sen boşver...
Artık
Daha iyiyim!!!
Bekirdede
Gün gel
ecek ben, rüzgara bırakacağım 'seni seviyorum' cümlesini.. Öylesine başıboş, öylesine derbeder.. Kağıdım kalemim olmazsa sigaramın dumanıyla yazacağım gökyüzüne.. Ama yine de bileceksin, yine de göreceksin sevginin en yücesini.. Göreceksin sevginin silinmezliğini.. Anlayacak kalbin, kalbim gibi!.. Saçlarına düşecek belki sonbaharda düşen yapraklar gibi
Yudum yudum içtiğin suda.. Okuduğun şiirlerimin her mısrasında yutkunurken sen.. Ben seni anımsayacağım.. Yıkık bir kentin enkazı altında kalmış güvercin gibi.. Sıkılacaksın, arayacaksın beni.. Anlayacaksın görünmez demir parmaklıklar ardına hapsettiğimi seni.. Bir kurtuluş, bir çıkar yol arayacaksın, bulamayacaksın..
Çünkü ben olmayacağım yanında.. Yankılanacak sesin ama sadece kendi kulaklarında.. Pişman olmak yetmeyecek, pişmanlık fayda etmeyecek.. Bitmek tükenmek bilmeyen acılarınla baş başa olacaksın..
Bir ateş yaktım kalbine asla sönmeyecek.. Yalancı bakışların bile içimi acıtmaya yetmeyecek.. Tuttuğun elleri, duyduğun sözleri, yüzünde hissettiğin bahar yelini, Açık kalmış perdenin aralığından sızan ay ışığını ben sanacaksın.. Yanılacaksın... Yanıldıkça büyüyecek hasretin, benliğinden taşacak.. Unutmayı öğreteceğim sana, umutsuzluğu öğreteceğim.. Boğulurken bensizlik denizinde,ben seni seyredeceğim.. Kıyıya vardığını sandığın anlarda ben kıyıyı sileceğim.. Yanında ama uzak olacağım..
Kalbime kilit vurup sensiz yaşayacağım.. Sen yıklıdıkça ben yeniden doğacağım.. Dedim ya..! Artık sana Acımayacağım...
| RAKAMLARLA ŞIHBARAK |
Köy nüfusu : 1890
Tomarza'ya Uzaklığı : 15 km
Kayseri'ye Uzaklığı : 67 km
Sağlık
Sağlık Evi : Yok
Sağlık Ocağı : Var
Eğitim
İlkokul : Var / Faal
ÇEKİP GİTTİN
Öyle bi gittinki benden, bana sadece yolun açık olsun demek kaldı... Yüreğimde ne yaş, ne acı... tebessüm dudaklarıma yapıştı kaldı. zamansız bir ayrılıktı bu, kardan habersiz soğuk, yağmurdan habersiz yaşlar, güneşten habersiz yangınlar, bahardan habersiz papatyalar... Öyle bi gittin we beni öyle inandırdınki bunun bi weda olmadığına, bana sadece beklemek kaldı. Sana yüreğime çok gelen ne kadar ben warsa sundum... Tut hadi!Duy beni. Öyle bi gittinki benden, sen giderken bana sadece bunu kabullenmek kaldı... Sustum... Dudaklarıma bi tebessüm takıldı kaldı... Öyle bi gittinki benden, bu yürek buna hiç inanmadı... Kim ikna edebilirki beni, dönmeyeceğine...???